Türk GameFest’ler Nerede

Şubat 08, 10 Yazan: akın

Dünya’daki bilgisayar oyuncularının nasıl aktivitelerde bulunduklarını merak ettiniz mi? Oyun sektörü geliştikçe, oyun bağımlılığı artarak devam edecektir. En son ki vaka, Wow oynarken ölen çocuk. Bunun kadar olmasa da online oyunlarda karakter kasmak için okulunu uzatan bir kaç arkadaşım vardı. Günde 16 saat oynayıp okul dersleriyle ilgilenmek gerçekten onlar için zor oluyordu!

Türkiye’deki oyuncular malesef birbirleriyle etkileşime geçemiyorlar. Online turnuvalar veya ufak arkadaş grupların birbirleriyle karşılaşması oluyor fakat, yılın belirli zamanları gelenekselleşmiş oyun festivalleri yapılmıyor.

En son Amerika’da yapılan oyun festivaline tam 5000 oyuncu bilgisayarlarını, abur cuburlarını ve kolalarını alarak katılmışlar. Kocaman bir basketbol sahasına kurulan devasa bir network ve 5000 tane bilgisayar oyuncusu düşünün. Günlerce oyun oynuyorlar, bilgisayarlarının karşısında başlarını klavyeye koyarak uyuyorlar.

Bu oyuncular gerçekten oyun oynamanın keyfini çıkartıyorlar. Günlerce abur cuburla beslenip, yıkanmadan, uyumadan oyuna kaptırıyorlar kendilerini.

Tamam Türkiye’de bu kadar büyük gruplar veya festivaller olmasa da bu tarz aktivitelerin yapılmaması için hiç bir sebep yok. Yeterli oyuncu da mevcut yeterli organiztör de…

[Ask] [del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Fark] [Faves] [Furl] [Google] [MySpace] [MyWeb] [Newsvine] [Reddit] [Slashdot] [StumbleUpon] [Technorati] [Windows Live] [Yahoo!] [Email] 

Online Oyunlar Çığırından Çıkmak Üzere

Şubat 08, 10 Yazan: akın

İnternet ile yakından ilgili biri olarak son zamanlarda çok fazla sosyal medyaların üzerine düştüm. Yeni trendleri, internetin gittiği yönü anlayabilmek için yeni açılmış, daha önceden var olan yüzlerce site inceledim fakat gözden kaçırdığım bir noktayı sizinle paylaşmak istiyorum.

Online Role Playing Games diğer tabirle MMORPG oyunlar. Knight Online, Mu Online, World Of Warcraft, bu oyunlar arasında, en popüler olanlarından. Bunların dünya üzerinde milyonlarca oyuncusu olduğunu herkes biliyor. Hatta 50 saat kesintisiz World Of Warcraft oynayan bir çocuk, susuzluk ve kalp yetmezliğinden dolayı girdiği komadan çıkamaması bile bu oyunların ne kadar bağımlılık yaptığını gösteriyor.

Benim ilgimi çeken nokta ise bu oyunların yaş ortalaması. Bu oyunları oynayan kullanıcıların yaş ortalaması 30 muş. Psikologlar bu oyunları oynayan erişkinlerin kendilerini sanal ortamda yeniden şekillendirdiklerini belirtiyorlar. Bu sayede yapamadıklarını veya hayallerinde hep yaşattıkları karakterleri kendileriyle özdeşleştirip, avatarlarını istedikleri ölçüde geliştiriyorlar.

Bu oyunlardan ciddi maddi kazançlar sağlayanlarda mevcut. Aslında tam bir ticaret zekası da denebilir. Bu oyunları çok seven ve sürekli oynayan bir yazılım mühendisi, önce başkaları adına ücretle karakter “kasmaya” başlamış. Oyundan para kazanma tarzı hoşuna gidince bu işi büyütmeye karar vermiş ve gelir düzeyi düşük uzak doğu ülkelerinden oyuncular kiralayarak başkalarının karakterlerini kastırmaya başlamış. Bu sayede ise ufak çapta bir servet edinmiş.

Başka bir konu ise online oyundan maddi kazanç sağlayan bir kullanıcı ilgili. Şu sitenin online oyununu oynayan bir oyuncu, oradaki yazılımcılara 100.000$ para ödeyerek oyun içinde kendine bir uzay hoteli yaptırmış. Oyuncu bu parayı bulabilmek için evini ipotek ettirmiş! Oyun çılgınlığı her geçen gün artacağa benziyor.

21. yüzyılda oyunların dönemi farkettirmeden başlamış olabilir. Yıllar geçtikçe daha fazla oyuncu hayatlarını oyunlardan kazanmaya başlayacak. Oyunlar mantıksal ve grafikler açısından gerçeğe yaklaştıkça daha büyük yaşlardan insanları kendilerine bağlayacaklardır.

[Ask] [del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Fark] [Faves] [Furl] [Google] [MySpace] [MyWeb] [Newsvine] [Reddit] [Slashdot] [StumbleUpon] [Technorati] [Windows Live] [Yahoo!] [Email] 

Gelişen Yazılımlar ve Yoğunluk

Şubat 07, 10 Yazan: akın

Bir kaç gündür bahsetmek istediğim güzel konular var fakat yoğunluk yüzünden bir türlü fırsat bulamıyorum. Özellikle 7-8 aylık bir ayrılıktan sonra tekrar bilgisayarıma kavuşmuş olmak hem kolaylık sağladı hem de zorluk çıkardı. Kolaylık sağladı çünkü gerekli tüm notlarım, projelerim ve gerekli yazılım ortamlarım bilgisayarımın içinde, zorluk çıkardı çünkü yapılacak bir ton iş çıktı.

İlgisiz ve başı boş kalan projelerim malesef geldikleri konumdan oldukça gerilere gittiler. Bir an önce onları toparlamalı ve oldukları yere getirmek zorundayım. Bu ise benim bayağı bir zamanımı alacak malesef. Neden zamanımı alacağını ve daha fazlası aşağıdaki satırlarda açıklayacağım.

Yazılım işi Paul Graham’ın dediği zanaat işi ve biz yazılımcılar ise dünya üzerinde kalmış son zanaatkarlardanız. Neden mi? Çünkü bizim işimizde “fabrikasyon” veya “sanayi üretimi” diye bir şey yok. Değişik sektördeki zanaatkaların işini şüphesiz sanayinin gelişmesi olumsuz etkiledi. Artık araba yapımı için, müzik aleti yapımı gibi daha önce el ile olan üretimler fabrikalara kaydı. Yazılım sektöründe de oto üretime geçildiği zamanlar gelecek fakat kendine güvenen ve yetenekli yazılımcıların yapabildiklerini hiçbir oto-üretim bandının yapacağını düşünmüyorum.

Bu zamanda bile basit bir mantıkla, Sermaye sahibi tarafından çalıştırılan bir yazılımcı ile kendi projesinde çalışan yazılımcının verimlilikleri oranı 36 kat imiş. Bunun başlıca sebebi kendi projesinde, kendi deyimim ile gerilla kodlama yapan, harikalar yaratan bir yazılımcı hayalindeki projesini satır satır dizerek yükseltmektedir. Konsantrasyon maksimum düzeydedir. Öte yandan bir şirkette çalışan yazılımcı ise var olan süreçleri sanal ortama aktaran ve gerisine karışmayan bir çalışandır. Konsantrasyonu ise orta düzeydedir.

Yazılım firmalarının yapması gereken, çalıştırdıkları yazılımcıların fikir üretkenliklerini arttırıp, kapasitelerini maksimum düzeyde kullanmalarını sağlamaktadır. Bunu başardıkları takdirde, ki proje yöneticisine çok iş düşüyor, şirket verimliliklerini hatırı ayılır düzeyde arttırmış olacaklardır.

Ufak bir tüyo da vermek istiyorum. Çalışanların üretkenliklerini arttırmanın en temel yolu onların refahını sağlayacak düzeyde maaş vermektir. Refah düzeyini sağlamış bir yazılımcı aldığı miktarın fazlasını şirkete kazandıracaktır. Çalışanlarınızın maaşlarından kısacağınız cüzi miktarlar şirkete daha büyük zararlar verebilir. Daha doğrusu daha büyük kazançlardan edebilir.

Bu konu üzerinde araştırmalarda yapılmış. Amerika’da ortalama yılda 200.000$ maaş alan bir yazılımcı çalıştığı şirkete 200.000 $’dan daha fazla gelir sağlıyormuş fakat ortalama 60-90.000$ kazanç sağlayan bir yazılımcı şirketine aldığı kadar katkı sağlayabiliyormuş, yazılımcı vasıfsız ise zarar bile ettirebiliyormuş. Tabii Türkiye’de bu rakamların olmadığı ortada fakat en azından milyonlar kazandıracak bir yazılımın fazla maaş ödememek için yeni mezunlarla ortaya çıkmayacağı da bir gerçek. Türk girişimcilerin bu uyarımı dikkate almalarını ve minimum 3-5 yıllık tecrübeli yazılımcılara 3.000 tl ve yukarısında maaş vermeleri gerekir. Şirketin en temel üretim bandı ve beşeri sermayesi olan yazılımcılara cimrilik etmek, şirkete yarardan çok zarar getirecektir. Yeni mezun 2 tane yazılımcının, 5 yıllık tecrübeli bir yazılımcı kadar fayda etmeyeceklerini bilmeleri gerekir. Günümüzün şartlarını, kullanıcının beklentilerini, projenin yaşam döngülerini ancak projeler içinde yer almış çeşitli sektörlere ürünler sunmuş yazılımcılar bilebilir.

Yukarıda saydığım ortamı sağlayamayacaksanız yazılım işinde hiç yatırıma girmemenizi öneriyorum. Büyük ihtimalle projeler kazanç sağlamaya başlamadan sermayeniz bitecektir.

[Ask] [del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Fark] [Faves] [Furl] [Google] [MySpace] [MyWeb] [Newsvine] [Reddit] [Slashdot] [StumbleUpon] [Technorati] [Windows Live] [Yahoo!] [Email] 

@İstanbul

Şubat 05, 10 Yazan: akın

2 gündür İstanbul’dayım. Sanırım yılın en soğuk günlerine rastladım çünkü bu kadar zamandır İstanbul’da yaşıyorum. Buraları ilk defa bu kadar soğuk görüyorum.

Hasta olmadan kısa zamanda soğuklar gitse hiç fena olmayacak..

[Ask] [del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Fark] [Faves] [Furl] [Google] [MySpace] [MyWeb] [Newsvine] [Reddit] [Slashdot] [StumbleUpon] [Technorati] [Windows Live] [Yahoo!] [Email] 

Birazda Kişisel Yaşam

Şubat 03, 10 Yazan: akın

Bir süredir internette tespit ettiğim gelişmeler ve olaylar hakkında yazılar yazıyorum. Sadece internet ile alakalı yazdığım yazılardan dolayı hitler %25 dolaylarında artmış durumda. Bu açıkçası benim açımdan sevindirici nedeni ise aklımda geliştirdiğim fikirleri daha çok insana ulaştırabiliyorum.

Askerlik sonrası uzun bir dinlenme döneminin ardından İstanbul’a dönme zamanı geldi. Yarın itibari ile İstanbul yolcusuyum. Kim bilir bir daha ne zaman İskenderun’a geleceğim.

Dün aslında çok ilginç bir olay başıma geldi. Akşam spor yapmak için sahile çıktığımda, askerlik arkadaşıma rastladım. O da 2 gün önce İskenderun’a gelmiş. Mesleği gereği İskenderun’da yaşayacak. Ben 1 dakika geç çıksam veya o hızlı yürümese karşılaşmayacaktık. Tesadüf ki tam zamanında karşılaştık. Dün biraz turladık. Bu akşam ise yemek yedik.

Programımız gayet doluydu. Öncelikle Meşhur Hasan Baba’da bir akşam yemeği yedik. Daha sonra efsanevi Petek Pastanesinde “Hatay Künefesi” yedik. Daha sonra bize geçtik. Ailemle tanıştırdım, kahve içtik. Biraz sahilde turladık ve ayrıldık.

Bu saydığım mekanlara en son lisede gitmiştim. 2003′ten beri bu mekanlara gitmiyordum. Bu gece gittim ve herşeyin bıraktığım gibi kaldığını gördüm :)

İstanbul’da ise aslında çokta tempolu bir program beni beklemiyor. Öncelikle askerden önce çalıştığım işyeriyle görüşeceğim. Prensipte anlaşabilirsek orada iş hayatıma devam edeceğim. Askerden önce gayet mutlu bir iş yaşamım vardı. Bakalım askerden sonra ne olacak.

Bu arada şu anda 4 yaşında olan kuzenim Kumsal’la ile bolca vakit geçirdim. Aramızdaki tek sorun, Kumsal’ın kız kardeşime “Hazal Abla” demesi bana ise “Akın” demesi. O kadar uyarılmasına rağmen bana bir türlü abi demiyor. Çok boğuştuğumuzdan dolayı mıdır nedir anlayabilmiş değilim. Kanka kanka geçiniyoruz:)

Son olarak bu aralar aşağıdaki şarkıya takmış durumdayım. Arabada, evde, sporda sürekli bu şarkıyı dinliyorum. Merak edenler aşağıdaki linki tıklayıp şarkıya doğru “sörf” yapabilirler:)

Melanie Fiona - Give it to me right

[Ask] [del.icio.us] [Digg] [Facebook] [Fark] [Faves] [Furl] [Google] [MySpace] [MyWeb] [Newsvine] [Reddit] [Slashdot] [StumbleUpon] [Technorati] [Windows Live] [Yahoo!] [Email]