Tüm hafta boyunca ısrarla TÜYAP’tan bahsettiğimin farkındayım. Etrafımdaki insanlar dahil, ulaşabildiğim herkese TÜYAP’a gidin çağrısı yaptım fakat ne oldu? Gidemedim.
Hayır tabii ki gidememe sebebim uyuya kalmak değil : ) Gideceğim arkadaşlarımın beklenmedik durumları planı yarına ertelememize neden oldu. Pazar günü gitmek istmeiyorduk çünkü hem güzel paneller yoktu hem de fuarın son günü diye kalabalık olacak olmasıydı ama şans işte o güne kaldık.
Bende ne de olsa Cumartesi planı askıya alındı biraz uyurum dedim ve sonuç ortada. Akşam 8′e kadar uyumuşum. O kadar enerjik hissediyorum ki çalışarak enerjimi çarçur edesim var : ) Eskiden en büyük zevkim gece 12′de çalışmaya başlayıp sabahın ilk ışıklarıyla uyumaktı, uzun zamandır yapamıyordum. Bugün bari o günlerin anısına gece çalışması yapayım. Uyanık olduğum şu 2 saatte de ilginç bir konuyu düşünüyordum. Ondan da bahsedeyim bari: Sosyal medya.
Sosyal medyalar ile gerçekten insanların özel hayatlarının içine kadar girebiliyorsunuz. Örneğin Twitter’da takip ettiğim insanlar. Bu arada belirtmeliyim twitter’da yüzlerce insan takip etmiyorum 12 kişi fln takip ediyorum. Bu insanlar sürekli hayatları hakkında birşeyler yazıyorlar. Daha önce hiçbir ile yüzyüze gelmedim. Ses tonları nasıldır fln bilmiyorum tabii ki ama hayatlarında şu anda neler olduğunu, bu olan şeylerin nelerden kaynaklandığını biliyorum. Sit com dizi gibi. Devam eden hikayeler.
Mesela birisini yaklaşık 2 aydır “follow” ediyorum. İstanbul’dan İzmir’e geçti. Anladığım kadarıyla orda bir bilgisayar firmasında iş buldu. İlk başlarda ofis’te yatıp kalkmaya başladı. Şimdilerde ise yaşlılara bilgisayar sattıktan sonra yaşadığı maceraları anlatıyor. Aslında 2 aydır hayatında olanları biliyorum.
Kimisi bir süredir aşk acısı çekiyor, kimisi sürekli kendisiyle sarhoş olacak birilerini arıyor.. fln. Resmen hayatlarının içinde seyirci gibiyim.
Örneğin bu blogum. Yüzyüze görüştüğüm insanların çoğu (2-3 kişi dışında) bu blogtan haberdar değiller. Diğer yandan blogumu okuyan insanların çoğu da daha önce beni ne gördüler ne de tanıdılar fakat kısa kısa hayatım hakkında bilgilerimi paylaştıkta okuyorlar… Ben çok fazla şey paylaşmıyorum tabii orası da ayrı bir konu tabii.
Bu kadar uyumamın tek üzücü yanı Formula 1 Brezilya turunun sıralama turlarının sonlarına yetişebilmiş olmam. Bu durumda yarın da fuarda olacağım için (umarım) gece ancak yarışın tekrarını izleyebileceğim. Takip edenler biliyordur bu seneki yarışlarda Redbull pilotları, Alonso ve Hamilton şampiyonluk adayı durumundalar. Bu turda ise ilginç bir sürpriz ile Hulkenberg ilk sırada başlayacak. İlginç bir yarış olacak yarın.
İstanbul’daki sisin farkındasınızdır sanırım. İlginç bir manzara oluşturmuş durumda. Bu kadar aşağılara indiğini de ilk defa görüyorum.
Bu şarkıyı her dinlediğimde de Dido’yu gidip avutasım geliyor nedense:
http://fizy.com/#s/1dl8hm